Genel Bilgiler

Marmara Üniversitesi Ortadoğu ve İslam Ülkeleri Araştırmaları Enstitüsü 1992 yılında, alanında Türkiye’de bir ilk olarak kurulmuştur. Soğuk Savaş’ın sona ermesinin ardından Orta Asya ve Güney Kafkasya’da bağımsız devletler ortaya çıkmış, genel anlamda İslam ülkelerinde özelde ise Ortadoğu’da ve Balkanlar’da önemli gelişmeler yaşanmış ve ülkeler ikili ve çok taraflı ilişkilerini bu doğrultuda gözden geçirme zorunluluğuyla karşı karşıya kalmıştır. Her ne kadar süreç farklı coğrafyalarda farklı seyirler takip etmişse de siyasal sistem tartışmaları, toplumsal olaylar ve dış politikanın yeni duruma uygun olarak yeniden tasarlanması özellikle yeni bağımsız devletler için hayati konular olmuştur. Yeni bir perspektife ihtiyaç duyulan bu dönemde hem Soğuk Savaş paradigmasını aşabilen hem de Ortadoğu ve İslam ülkelerinin dinamiklerini kendi kaynakları üzerinden inceleyebilen bir kuruma olan ihtiyaç öne çıkmıştır. Ortadoğu ve İslam Ülkeleri Araştırmaları Enstitüsü, bu bağlamda bilgi üretimine uluslararası düzeyde katkı vermek amacıyla farklı disiplinlerde eğitim veren, yerli ve yabancı hoca ve öğrencinin yer aldığı bir araştırma kurumu olarak tesis edilmiştir.

Söz konusu süreç, sınırlarının büyük bölümünü Ortadoğu ülkeleriyle paylaşan ve İslam ülkeleriyle olan ilişkilerine büyük önem veren Türkiye açısından da ayrıca kritik bir dönem olmuştur. Güvenlik, ticaret ve petrol/doğalgaz tedariki bu ortamda öne çıkan konulardan birkaçıdır. Nitekim, güvenlik politikaları ve diplomasisi bu dönemde Türkiye’nin önemle üzerinde durduğu konular olmuş ve Türkiye, terörle mücadele ve bölgesel istikrarı koruma gibi alanlardaki adımlarını güçlendirmek için diplomasi sahasındaki girişimlerine ağırlık vermiştir. Benzer bir durum Türkiye’nin ticari ilişkileri için de geçerlidir. Büyüyen ekonomisi ve artan üretim kapasitesine dayalı olarak yeni piyasalar arayışında olan Türkiye, diğer ülkelerle olan ticari ilişkileri gibi Ortadoğu ve İslam ülkelerine de önemli yatırımlar yapmıştır. Benzer bir durum Türkiye’nin enerji politikaları için de geçerlidir. 2000’li yıllardan itibaren özellikle Ortadoğu’da yaşananlar enstitünün kuruluşunun ardında yatan fikrin isabetini ortaya koymuştur. Afganistan ve Irak’ta yaşanan ABD işgalleri ve 2011’de başlayıp bölgenin neredeyse tamamını etkisi altına alan Arap Baharı, ortaya birçok sorun ve cevap arayan soru çıkarmıştır. Ortadoğu ve İslam Ülkeleri Araştırmaları Enstitüsü bu bağlamda önemli bir eğitim ve araştırma kurumu olarak öne çıkmıştır. 

Türkiye’de enstitünün çalışma alanındaki gerekli uzmanlık ve birikimin oluşmasına katkıda bulunmak ve uluslararası ölçekte benzer uzmanlığa sahip kurum ve kuruluşlarla diyalog içinde olmak amacıyla kurulan Ortadoğu ve İslam Ülkeleri Araştırmaları Enstitüsü, geride kalan yıllar boyunca alanında uzman birçok akademisyenin katkısıyla muhtelif önemli konularda araştırmalara ev sahipliği yapmış ve çok sayıda yüksek lisans ve doktora öğrencisi mezun etmiştir. Enstitümüz bir üniversitede olması gereken akademik disiplin çerçevesinde ve farklı disiplinlerin imkan ve birikimlerinden yararlanarak faaliyet göstermektedir. Kuruluşundan bu yana müdürlük görevini üstelenen akademisyenlerin farklı sosyal bilim disiplinlerinden gelmesi, geçmişte ve halihazırda bünyesinde siyaset, sosyoloji, tarih, uluslararası ilişkiler, ekonomi, coğrafya vb. alanlardan çok sayıda akademisyenin eğitim ve araştırma faaliyetlerine katkı vermesi ve benzer çeşitliliğin öğrenci profilinde de var olması enstitünün disiplinler arası yaklaşıma verdiği önemi göstermektedir. Enstitünün bu çok disiplinli yapısı geride kalan yıllar boyunca üretilen tezlerde disiplinler arası bir mahiyet kesp etmiş ve Türkiye’den ve diğer birçok ülkeden öğrenci enstitü çatısı altında önemli araştırmalar yapmıştır ve yapmaktadır.


Bu sayfa Orta Doğu ve İslam Ülkeleri Araştırmaları Enstitüsü tarafından en son 11.04.2021 22:44:17 tarihinde güncellenmiştir.

HIZLI ERİŞİM